

Ürün Bilgi Formu
Mini Tiryaki Kahve Seti ‘Klasik’ nedir?
Mini Tiryaki Kahve Seti 'Klasik', kurumsal firmalar için özel olarak tasarlanmış, 2 kişilik bir Türk kahvesi ikram setidir. Set; nikel kaplama bakır zarf-tabak-kapak, porselen fincan ve kadife kaplı servis simidinden oluşur ve el yapımı karton hediye kutusu içinde sunulur. Kutu kapağına altın varak, fincan ve tabaklara ise lazer ile firma logosu işlenebildiği için, kurumsal etkinliklerde, iş ortaklarına ve çalışanlara verilecek marka temsili yüksek bir hediye arayışına net bir çözüm sunar. Türk kahve kültürünü modern bir kurumsal hediye diline taşıyan bu set, hem yerli hem yabancı iş ortaklarına unutulmaz bir Türk misafirperverliği deneyimi yaşatmak isteyen firmalar için Akide Kurumsal Hediyelik koleksiyonunda öne çıkan seçeneklerden biridir.
- Porselen fincan (2 adet)
- Kadife kaplı servis simidi (2 adet)
Mini Tiryaki Kahve Seti ‘Klasik’ kurumsal firmalar için neden doğru bir hediye tercihidir?
Mini Tiryaki Kahve Seti iki kişilik bir settir. Bu seti tasarlamamızdaki temel amaç, kurumsal hediye arayan firmalara farklı bir öneri getirmekti. Kurumsal hediye arayışındaki firmalar, devamlı farklı ve yenilikçi bir kurumsal hediye alternatifi sunmamızı beklerler. Firmalar, hediye kutusuna çok önem verirler. Mini Tiryaki Kahve Setinin el yapımı hediye karton kutusuyla keyifli bir sunumu vardır. Kahve setinin hediye kutusunun kapağına altın varak firma logosunu basabildiğimiz için, kurumsal hediye amacına tam uyar. Böylece firmalar kendi kurumsal tanıtımlarını bu kurumsal hediye ile yapabilirler. Setteki bakır fincan ve tabaklar nikel ile kaplanmıştır. Kahve fincanı ve tabaklara lazerle firma logosunu da işleyebiliyoruz. Bu uygulama da firmalara kurumsal tanıtımlarında avantaj sağlıyor. Tabakların altında kullandığımız halka servis simitleri seti çok ama çok şirinleştiriyor. Kurumsal hediye, etkinlik hediye, kurumsal tanıtım arayışında olan firmalara, Mini Tiryaki Kahve Seti çok güzel bir alternatiftir.
Mini Tiryaki Kahve Seti ‘Klasik’ kurumsal hediye olarak nasıl özelleştirilir?
Aşağıda seyredeceğiniz kısa videolar, hizmet alanlarında kendilerini kanıtlamış, sektörlerinde dünya markası olmuş prestijli kurumlar için yaptığımız çalışmalardır. Size bu çalışmalardan iki adedini anlatarak, neler yapabildiğimiz konusunda bilgi verelim:
Deloitte:
2013 yılında, İstanbul’da yapılacak uluslararası bir organizasyonda Deloitte ülke başkanlarına sunulacak çok özel ve prestijli hediyelerin tasarımında Mini Tiryaki Kahve Seti’nden esinlendik. Seti lokumluk ile zenginleştirdik. El yapımı hediye kutusunun kapağına beyaz varak ile firma logosunu ve organizasyonun isim ve sloganını bastık… CEO'lara yakışan, Deloitte'un kalitesini gösteren premium bir hediye oldu...
Türk Hava Yolları:
Kurumsal hediye sunumlarında modern bir pazarlama yaklaşımı vardır: Ürün üzerindeki markalamayı ve reklamı gözü yormayacak şekilde konumlandırmak, o hediyenin günlük hayattaki kullanım sıklığını ve kalıcılığını artırır. Akide olarak, küresel havacılık devi Türk Hava Yolları için ürettiğimiz özel projede bu vizyoner stratejiyi şık bir teknikle hayata geçirdik. THY'nin elit misafirleri için hazırladığımız bu özel sette, ikonik 'THY Kuşu' amblemini tabağın -kahve yudumlandıkça kendini zarifçe gösteren- iç bölümüne işledik. Ortaya hem fonksiyonel hem de yüksek prestijli küresel bir imza hediye çıktı.
Türk Kahvesi
Türk Kahvesi, Türkler tarafından keşfedilen kahve hazırlama ve pişirme tekniğinin adıdır. Türk Kahvesinin kendine özgü bir kimliği, kültürü ve geleneği vardır. Önceleri Arap Yarımadası’nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek bu yepyeni hazırlama ve pişirme metoduyla gerçek kahve lezzetine ve eşsiz aromasına kavuşmuştur.
Yavuz Sultan Selim döneminde (1517) Yemen Valisi Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul'a getirmiştir. Kahve, kısa zamanda itibarlı bir içecek olarak saray mutfağında yerini aldı ve büyük ilgi gördü. Saray görevleri arasına 'kahvecibaşı' adında bir de rütbe eklendi. Padişahın ya da bağlı olduğu devlet büyüğünün kahvesini pişirmekle görevli olan kahvecibaşı, sadık ve sır tutmasını bilenler arasından seçilirdi. Osmanlı tarihinde kahvecibaşılıktan sadrazamlığa yükselenlere bile rastlandı.
Saraydan konaklara ardından evlere giren kahve, İstanbul halkının kısa sürede tutkunu olduğu bir lezzet haline geldi. Satın alınan çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulup, dibeklerde dövüldükten sonra cezvelerde pişiriliyordu.
1554 yılında İstanbul’da Tahtakale’de iki Suriyeli Arap (Halepli Hakem ve Şamlı Şems) ilk kahvehaneyi açmışlardır. O zamanlar kahvenin faydalı olup olmadığı tartışma konusu olmuştur. Şeyhülislam Bostanzade Mehmet Efendi kahvenin haram olmadığını, faydalı olduğuna dair fetva vermiştir.
İstanbul'a gelen Venedikli tacirler, çok sevdikleri bu içeceği Venedik'e taşıdı. Böylece Avrupalılar kahveyle ilk kez 1615'te tanışmış oldu. Önceleri limonata satıcıları tarafından sokaklarda satılan kahve, 1645'te açılan İtalya'nın ilk kahvehanesinde yerini aldı. Kısa zamanda sayıları hızla çoğalan bu kahvehaneler de; diğer pek çok ülkede olduğu gibi özellikle sanatçıların, öğrencilerin ve her kesimden halkın bir araya gelerek sohbet ettikleri en gözde yerler oldu. Kahve Londra’ya 1654’de, Paris’e 1699’da ulaştı.
- Türk Kahvesi, köpük, kahve ve telveden oluşur.
- Pişirilirken şekeri isteğe göre ilave edildiğinden, içime hazır halde sunulan tek kahve türüdür.
- Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.
- Benzersizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir.
- Sağlıklıdır çünkü fincanın dibinde biriken telvesi içilmez.



